Metanavigation

Hattuşa/Boğazköy Kerpiç Kent Suru

Hitit Kent Surunun Rekonstrüksiyonu

Deneysel Arkeoloji Kapsamında Bir Projeİç Anadolu'da yer alan Hitit başkenti Hattuşa'ya, 2005 yılı sonbaharında tamamlanan kerpiç kent surunun 65 metrelik bölümünün ayağa kaldırılması projesiyle, bir zenginlik daha eklenmiştir. 7-8 m yüksekliğinde üç sur bedeni ve 12-13 m yüksekliğinde iki kule, kentin ne denli iyi korunduğunu ve surun, kente gelen birinin üzerinde bıraktığı etkiyi anlamamızı sağlıyor. Pişirilmemiş kerpiç tuğlalardan yapılan böyle bir rekonstrüksiyon çalışması Türkiye'de ilk defa uygulanmış olup, dünyada da bu boyutta bir projenin benzeri çok azdır.

Location

40° 1' 14.1924" N, 34° 36' 51.5664" E

The reconstructed wall as seen from the north with the cliffs of Sarıkale appearing in the background © DAIPlan of the Lower City of Hattusa with the reconstructed stretch of wall marked in red © DAIProjeyi uygulamak için surun Aşağı Şehir'de yer alan bir bölümü seçilmiştir. Bu iç sur, Büyük Tapınak ve bitişiğindeki yerleşimin kuzeybatı sınırını oluşturuyor (Res. Plan). MÖ 16. yüzyılda yapılmış olan poternli sur (dış sur), bunun yaklaşık 200 m batısında uzanmaktadır. Şimdiki bilgiler ışığında, projenin uygulandığı surun Büyük İmparatorluk döneminde (MÖ 14.-13. yy) kullanımda olduğu düşünülmektedir.

Hattuşa surunun rekonstrüksiyonu projesinde yer seçimi konusundaki en önemli ölçüt kolay ulaşılabilirlik ve göze çarpıcılıktı. Hattuşa'yı gezenler genellikle kent arazisindeki gezi rotasında dolaşmaktadırlar. Kent surunun çoğu bu rotanın dışında, genellikle yüksek sırtların üzerinde ve sarp yamaçların kenarında yer alır. Hem inşaat aşamasında hem de daha sonra ziyaretçiler için en kolay ulaşabilecek kısım, Aşağı Şehir'deki sur bölümüydü. Ayrıca ayağa kaldırılan duvarın hemen yanında örenyeri girişi bulunduğu için, ziyaretçiler gezilerinin başında ve sonunda buradan geçmektedirler.

Genel Düşünceler/ Rekonstrüksiyonun Konsepti

The reconstructed wall seen from the west © DAIHittite clay model of a defense tower, a find from Hattusa © DAI2003 yılında başlanan ve giderleri JT International şirketi tarafından karşılanan bu projede başlıca iki amaç güdülmüştür: birincisi büyük bir kerpiç yapıyı ayağa kaldırılmak ve ikincisi de inşaatı, belgelenen bir deney olarak yürütmek.

1. Hitit başkenti Hattuşa'da mimari bir eserin bütünüyle ayağa kaldırılması uzun zamandan beri arzulanmaktaydı. Şimdiye dek yapıldığı gibi, kazıyla ortaya çıkarılan temellerin sağlamlaştırılması, tamamlanması ve yüzeyde görünür kılınması değil, duvarları tüm yüksekliğinde örerek çatıyı kapatmaktı. Mimari bir eseri bütünüyle ayağa kaldırarak bir yandan Hitit mimarisi konusunda birçok bilgiye ulaşmak, bir yandan da Hitit mimarisinin özünde kerpiçten oluştuğunu ve bu malzemeyle bir zamanlar etkileyici boyutta yapılar yapılabildiğini, görsel olarak ziyaretçilere sunmak amaçlanmıştır. Böylece, arkeolojik araştırmaların önemli görevlerinden biri olan, sonuçların kamuoyuna ulaştırılması yerine getirilmiş olmaktadır.

Hangi yapının ayağa kaldırılmaya en uygun olduğu sorusunda kent surunda karar kılındı, çünkü diğer yapıların aksine surlar için Hitit dönemindeki durumu yansıtan kil modeller mevcuttur (Res. Kil model). Bir ev, saray ya da bir tapınak söz konusu olsaydı, ancak yapıların ortaya çıkarılan temel kısımlarından yola çıkılarak ayağa kaldırılabilecek, bu da dış görünümleri için birçok soruyu beraberinde getirecekti. Hem böyle düz damlı bir yapı, görsel olarak pek etkileyici olmayacak, ancak ziyaretçilerin içinde dolaşabilmeleri halinde ilginç olabilecekti. Fakat, mobilya, duvar bezemeleri, döşeme, kült eşyaları gibi iç donanım hakkında yeterince bilgi olmadığından, böyle bir girişim, kaçınılmaz olarak çok kurgusal olacaktı. Buna karşın surlar herkes tarafından içine girmeksizin de kolaylıkla anlaşılacak çok tipik bir mimari eserdir. Bu da gittikçe artan ziyaretçi sayısı göz önüne alındığında, koruma açısından önemlidir.

Production of mudbricks near the construction site © DAIUse of machines for the transport of materials and earthen fill © DAI2. Bu projenin ikinci amacı deneysel arkeolojiye katkıda bulunmaktır. Çalışmaların seyrinin belgelenmesi, harcanan işgücü, yapım aşamalarının süresi ve kullanılan malzeme miktarı ile eserin daha sonra bakım ve onarım gereksinimlerinin gözlemlenmesi, projenin kapsamında olan konulardır. Mümkün olduğunca 3500 yıl önce kullanılan malzemeleri kullanarak, Hititler döneminde nasıl çalışıldığı üzerine bilgi kazanılması amaçlanmıştır. Rüzgar ve hava koşullarının yol açtığı erozyonun tam olarak saptanabilmesi için, kerpiç toprağı, saman ve su karışımından makine kullanmaksızın üretilen kerpiçe bilinçli olarak koruyucu katkı maddesi konulmamıştır.

Hattuşa 'nın 6,6 km uzunluğundaki dış surlarının (Hattusa surlarının bütün ara duvarlarla birlikte toplam uzunluğu 9 kilometreyi geçmektedir) ancak yüzde birinin ayağa kaldırıldığı düşünülürse, Hititli yapı ustalarının üstesinden geldiği görevin boyutlarının olağanüstü olduğu ortaya çıkmaktadır. Malzemenin nakliyesi için makine kullanmak zorunda kaldık. Tuğla, harç ve sıva için yaklaşık 2700 ton kerpiç toprağı ile yaklaşık 100 ton saman ve ortalama 1500 ton su kullanılmıştır. Ayrıca dolgular ve rampalar için yaklaşık 1750 ton dolgu toprağı ve kulelerin yükseltilebilmesi için çok sayıda ağaç kütük gerekiyordu. Bugün bu işler için kepçe, kamyon ve tanker kullanılabilirken, Hititler bu işleri ancak insan gücü ve öküz arabalarıyla yapmışlardır. Çiviyazılı tabletlerde kralların seferlerinden binlerce esir getirdiklerinin sık sık yer alıyor olmasına şaşırmamalı. Bu iş gücü buna benzer projeler için gerekliydi. Orta Anadolu'da kerpiç üretimi ancak yazın yağışların olmadığı ve yeterli sıcaklıktaki aylarda yapılabilir: haziran ortasından eylül ayı ortalarına kadar, yani tam savaş zamanı ve tam tarlalarda çalışılacak, zaten işgücünün yetersiz olduğu dönem.

Kerpiç Üretimi

Wooden frames used to shape the bricks © DAILarge pits in which the mud for the bricks was mixed by hand © DAIPişirmeden yapılan kerpiç her ne kadar dayanıklı bir inşaat malzemesiyse de, yağmur ve don gibi hava koşullarına korunmaksızın maruz kalırsa, zamanla aşınır. Bu yüzden Hitit döneminden çok az sayıda kerpiç mimari kalıntısı günümüze ulaşabilmiştir. Ancak Hattuşa'da çok sayıdaki yangın geçirmiş yapı kalıntısı ve yanarak sertleşmiş ve kısmen gayet yüksek korunagelmiş kerpiç duvarlar vardır. Bu sayede ortalama bir kerpiç tuğlasının boyutunun yaklaşık 45x45x10 cm olduğu bilinmektedir. Böyle bir kerpiç tuğlası yaklaşık 34 kg ağırlığındadır.

Kerpiç tuğla üretmek için önce büyük çukurlarda, kerpiç toprağı, saman ve su karıştırıldı. Saman katkı kuruma sırasında oluşan gerilmeye karşı adeta bir iskelet görevini üstlenir ve çatlamaları engeller. Çukurlar içindeki malzeme küreklerle karıştırılıp ve ayaklarla çiğnendi. İkinci gün yeniden karıştırılan çamur kerpiçin dayanıklılığını artırmak için iki üç gün dinlenmeye bırakıldı. Kerpiç tuğlayı biçimlendirmek için basit ahşap kalıplar kullanıldı: Kalıbın içine konan çamurun üzeri sıvazlanarak düzeltildikten sonra ve kalıp yukarıya çekilerek çıkartıldı. Sürekli malzeme sağlandığı takdirde bir günde bir kalıpla 120 tuğla elde edilebildi ve bu şekilde toplam 64.000 kerpiç tuğla üretildi.

Tuğlalar geniş alanlarda kurumaya bırakıldı. Güneşli havalarda beş gün sonra diğer yüzü çevirildi ve sekiz dokuz gün sonra daha iyi bir hava dolaşımı sağlamak için dar tarafları üzerine dikildi. Onuncu veya on birinci gün tuğlalar hazırdır, gerçi içleri hâlâ nemlidir ama duvar yapımı için yeterli dayanıklılıktadır. Duvardaki bu nem çok zor kurumakla birlikte, aslında kerpiç içindeki kirecin yavaş yavaş sertleşmesini sağladığından dayanıklılığı artırmaktadır. Ayrıca bu nem kerpiç sıralarındaki yükseklik düzensizliklerinin birbirine uyum sağlamalarını da kolaylaştırıcıdır.

Surun İnşası

The widest walls, four bricks across (ca 1.9 m) © DAIConsolidation and reconstruction of the stone socle © DAIDiğer bütün Hitit yapıları gibi kerpiç kent suru da taş bir temel ve kaide üzerine inşa edilmiştir. Diğer Hitit surları gibi bu sur da sandık duvar tekniğindedir, yani bir dış duvar ile bir iç duvarın belli aralıklarla enine duvarlarla birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Kuleler ayrıca kendi içlerinde bir bütün oluşturur (Krş. Res. Plan). Surun ayağa kaldırılması planlanan yerde, eski temel üzerine kuru duvar tekniğiyle yeniden bir taş kaide örülmüştür. Kaide yamaca uydurularak, basamaklı olarak yapılmıştır. Olasılıkla Hitit döneminde kaide üzerinde ahşap hatıllardan bir iskelet vardı. Bu hatıllar, kerpiç duvara altlık işlevi görüyordu. Bu tür uygulamaların varlığı diğer buluntu yerlerinden bilinmektedir. Hatıllar, taş kaidede oluşabilecek oturmalara ve yatay patlamalara karşı, taş kaidede bir dengeleme yapıyor ve böylece kerpiç duvarın yıkılma tehlikesini önlüyordu. Hattuşa'daki surda bu tür hatılların olduğuna ilişkin hiçbir bulguya raslanmadığından, bunun yerine taş kaide dışardan görülmeyecek bir şekilde, yapının güvenliliği için "Hititli olmayan" bir ödün olan çimento harcıyla sağlamlaştırılmıştır.

The North Tower with the central curtain wall in the foreground © DAIThe upper story of the North Tower during construction © DAITaş kaideye uygun olarak, duvar üç veya dört kerpiç kalınlığında örüldü. Kuleler arasında kalan sur bedenlerinde duvar kalınlıkları yukarıya doğru azaltıldı. Kazamat olarak kullanılamayacak kadar küçük olan sandıklar, toprakla dolduruldu. Kulelerin alt katlarında duvar kalınlıklarında azaltma yapılmazken, üst katların duvarlarının kalınlığı iki dizi kerpiçe düşürüldü (90 cm kalınlığında). Kerpiç tuğlalar, aynı karışımdan oluşan harçla örüldü. Kuru kerpiçin harcın suyunu emerek, bağlantıya zarar vermemesi için, harç konmadan önce kerpiç iyice ıslatıldı.

Kulelerin üst katlarının, sur duvarına açılan ikişer kapısı vardır. İnce uzun dikdörtgen pencereler, yukarıda gösterilen pişmiştoprak modele uyularak hem kulelerin ön ve arka yüzlerine, hem de sur bedenine bakan yan taraflara yerleştirilmiştir.

The earthen ramps built against the back of the walls during construction © DAIDuvar yükseldikçe malzemenin ulaştırılması zorlaşmıştır. Hitit döneminden yük kaldırmaya yarayan vinç türü araç bilinmediğinden, duvarın yapılması sırasında yük kaldırmak için makine kullanılmamıştır. Bunun yerine, surun arkasında toprak rampalar oluşturulmuş ve malzeme, surun en üst taraflarına kadar, gerektikçe yükseltilen rampalar üzerinden iletilmiştir. Çalışmaların bitirilmesinden sonra bu toprak rampalar kazılarak kaldırılmıştır.

Ahşap Kullanımı / Damın Örtülmesi

Kalın çam tomruklar kulelerde kullanıldı: Üst katın tabanını taşıyan, birbirine tutturulmuş hatıl ve kirişlerden oluşturulan iskeletle, dış duvarların dışa kayma eğilimi engellenmiş ve kule içindeki orta payenin dış duvarlara bağlantısı sağlanmıştır. Üstteki ahşap konstrüksiyon da aynı işleve sahiptir ve ayrıca dam örtüsünü taşıyıcı niteliktedir. Kulelerin damı geleneksel Anadolu tipi olup, Hitit mimarisi için de geçerli olduğu kabul edilmektedir. Taşıyıcı kirişlerin üzerine sıkışık bir şekilde yan yana bir sıra kavak dizildi. Kavakların üzerine de bir kat sap veya ince dallar konup üzerlerine bir kat çamur serilerek iyice sıkılaşması için ayakla çiğnendi. Son tabaka olarak da 10-20 cm kalınlığında çorak denilen su geçirmeyen bir cins toprak dolgu kondu. Çorak Hattuşa bölgesinde bol miktarda bulunan bir malzemedir ve kazı çalışmalarında da Hitit yerleşim tabakalarında sıkça bu malzemenin kullandığı görülmüştür.

Roof grid of larch trunks in the North Tower © DAIFloor-anchorage of larch trunks in the North Tower © DAIDüz damın yüzeyi hafif eğimlerle farklı kesimlere ayrılarak, yağmur suyunun çörtenlere akması sağlandı. Yarım ağaç kütüklerinin oyulmasıyla elde edilen çörtenler, surun şehre bakan tarafındaki kerpiç korkuluğun altından geçirilerek yerleştirildi.

Doğu Anadolu'nun köylerinde bugün bile görüldüğü gibi, bu tip dam örtüsü sürekli bakıma muhtaçtır. Kuvvetli yağmurlardan sonra loğ taşıyla yeniden sıkıştırılmalı ve eğim kontrol edilmelidir, kenarlardan akamayan kar sularının içeri sızmaması için kar hemen kürenmelidir. Ahşabın ayrıca kullanıldığı yerler kuzey kuledeki ana girişten üst kata çıkılan masif merdiven, kulelerden su bedeni üzerine çıkabilmek için yarım tomruklardan yapılmış merdivenler, kapılar, pencere kasaları ve pencere kapaklarıdır. Bunlar için meşe, dişbudak ve kızıl çam kullanılmıştır. Üç metreyi aşan kat yüksekliği olan kulelerde, kuleyi örten dama çıkabilmek için, ahşap kapaklı çatı açıklığına dayalı ahşap el merdivenleri vardır.

Applying the mud coating over a layer of straw strewn upon the ceiling of poplar © DAI Packing the watertight layer of çorak that seals the roof © DAI Interior of the upper room in the North Tower © DAI

Her Kerpiç Yapının Koruyucu Zırhı - Sıva

Application of the mud plaster by hand © DAIMud-plastering following completion of the raw masonry © DAIKerpiç yapılar yalnızca sıcak ve az yağmurlu iklim bölgelerinin yapıları değildir; bugün Almanya'da bile birkaç katlı kerpiç yapılar kısmen asırlardır ayakta durmaktadır. Bunun için yapının sağlam bir biçimde yapılmasının yanı sıra, özellikle sürekli izlenerek gerektiğinde düzeltilen veya yenilenen iyi bir sıva şarttır. Bu "örtü" yağmur suyunun duvarın içine işlemesini önlediği gibi dona karşı da yapı dokusunu korur. Kerpiç duvarın kendisi de bir dereceye kadar nemlense de, nemi rahatlıkla yeniden dışarı verir ve duvar dokusunda yeterince küçük boşluklar bulunduğundan don yüzünden oluşan esnemeleri de kaldırabilecek yapıdadır.

Sıvayı dayanıklı kılmak için birçok deneme ve yöntem bilinmektedir (Örneğin Minke 2001, 75 vdd): Kireç katılmasından öküz kanı karışımına, gübre şerbetinden inek pisliği veya kemik tutkalı katmaya kadar bir dizi tarif vardır. Hititler'in herhangi bir katkı maddesi kullanıp kullanmadıkları bilinmediğinden, hiç bir katkı maddesi kullanmaksızın kerpiç üretiminde kullanılan karışım ile duvarlar sıvanmıştır. Ancak sıva çamuru kullanılmadan önce en az on gün kadar karıştırıldığı çukurlarda bırakılmıştır. Mayalama adı verilen bu işlem, kil minerallerinin birbirleriyle daha iyi kaynaşmasını ve böylece sıvanın hava etkilerine karşı daha fazla dayanıklı olmasını sağlar.

The thin paste applied in the third phase of plastering © DAIThe thin "skin" of the finished plaster, still revealing the structure of the masonry beneath © DAISıva, kerpiç duvar ıslatıldıktan sonra elle duvara sürüldü; sıvacı malasıyla sürüldüğünde, sıvanın duvara yeterince tutturulamadığı izlendi. Sıva tabakası oldukça incedir ve özenle sürülmelidir. Kuruduktan sonra oluşan çatlakların çoğu, ikinci bir sıva tabakasının sürülmesiyle kapanır. Bundan sonra ortaya çıkan ince çatlakların çoğu, sıva malzemesinin inceltilmesinden oluşmuş bir bulamacın geniş bir fırçayla sürülmesiyle kapanır. Bu şekilde oluşturulan sıva, dümdüz bir satıh oluşturmayıp, duvar örgüsünün anlaşılmasını sağlayacak kadar incedir. Aynı zamanda sıva duvardan kopup dökülecek bağımsız kalın bir tabaka olmadığından duvar ile sıva arasında iyi bir bağlantı oluşmaktadır. Şimdiye kadar yapılan gözlemlerde sıvanın en çok yağmur damlalarından etkilediği -özellikle ıslakken- ve özellikle korkuluk duvarı üstü, mazgal dişlerinin üstü gibi yatay yüzeylerde bu şekilde zamanla sıvada incelme oluştuğu saptanmıştır.

İnşaatın Tamamlanması

Reconstruction of the wall seen from the north © DAIKaba inşaat 2005 yılı ekim ayında tamamlanmıştır. Bazı değişiklikler ile çevre düzenlemesiyle ilgili birkaç çalışma 2006 yılında yapılmıştır. Böylece projenin asıl bölümü olan surun ayağa kaldırılması bitirilmiştir. Şimdi projenin ikinci aşaması gelmektedir: yapının gözlemlenerek bakım ve onarım gereksinimlerinin belgelenmesi başlamaktadır. İç Anadolu'nun sert iklim koşullarına, kerpiçten böyle büyük bir yapının nasıl dayandığı, yoğun güneş ışınlarının, yağmur, kar ve donun sıvayı, çatıyı ve yapının dokusunu nasıl etkilediği sorularına yanıt aramak projenin bir bölümüdür. Gelecek yıllarda yapının gözlemlenmesiyle, bu tip bilgiler derlenecektir. Böylece, yalnız Hitit dönemindeki mimari planlama ve uygulama konusu değil, aynı zamanda yapıların bakımı ile ilgili sorunlar da ele alınacaktır.

Cooperation / Cooperation partners

İşbirliği

Dipl.-Ing. Jan Martin Klessing, Karlsruhe (Yapı planlaması, gelişim ve uygulama danışmanı) Tel. +49 721 69 16 26 begin_of_the_skype_highlighting+49 721 69 16 26end_of_the_skype_highlighting, Fax +49 721 60 63 60

Firma: Ahmet Demirtaş, İstanbul (Yerinde kontrol ve uygulama) Eröffnung der Mauerrekonstruktion © DAI

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Koruma Yüksek Kurulu'nun izniyle gerçekleştirilmiştir

araştırmaları destekleyen kişi ve kuruluşlar

Bu projenin giderleri JAPAN TOBACCO INTERNATIONAL şirketi tarafından karşılanmıştır.

Çorum Valiliği kepçe ve nakliye harcamalarının bir kısmını üstlenerek çalışmalara katkıda bulunmuştur.

Bibliography

© DAIG. Minke, Das neue Lehmbau-Handbuch (Staufen 2001)
R. Naumann, Architektur Kleinasiens (Tübingen 1971)
J. Seeher, Die Ausgrabungen in Boğazköy/Hattusa 2004, AA 2005/1,72-74
J. Seeher, Die Ausgrabungen in Boğazköy/Hattusa 2005, AA 2006/1,178-182
A. Baykal-Seeher - J. Seeher, Tunç Çağı'nda Kent Savunması: Hattusa'da Hitit Surunun Rekonstrüksiyonu, in: G. Umurtak - Ş. Dönmez - A. Yurtsever (eds.), Refik Duru'ya Armağan. Studies in Honour of Refik Duru (Istanbul 2007) 199-211

J. Seeher, Hattusa Kerpiç Kent Suru. Bir Rekonstrüksiyon Çalışması (Ege Yayınları, İstanbul 2007)

Recent projects

  • 31.01.2012

    Wirtschaft als Machtbasis – Vormoderne Wirtschaftssysteme in Anatolien more

  • 17.10.2011

    Hattusa/Boğazköy more

  • 17.10.2011

    Epochenwandel und historische Veränderungssprozesse in Anatolien more

Contact

The German Archaeological Institute (DAI) is a »scientific corporation« of the Federal Institution under the auspices of the Foreign Office. The staff of the Institute carries out research in the area of archaeology and in related fields and maintains relations with international scholars.
Furthermore, it organizes congresses, colloquia and tours, and informs the public through the media about its work.  

contact form